Murat, denizden çıktıktan sonra,havlusuna sarınıp, kaldığı pansiyona doğru yürüyen Özge’nin arkasından bir süre baktı. Sonra dönüp, kendi havlusunu bıraktığı şezlonga doğru yürüdü. Havlusunu alıp kurulandı ve Nermin hanımın hazırladığı, üzüm asmasıyla kaplı kameriyenin altındaki, kahvaltı sofrasına doğru yürüdü. Etrafta kimsecikler yoktu. Her zamankinden daha geç gelmişti. Bu yüzden herkes kahvaltısını bitirmiş olmalıydı. Ancak tek kişilik kahvaltı tepsisi, üzeri kapalı bir biçimde masada onu bekliyordu. “Geç kaldın” diyen Nermin’in sesini duydu. Elinde büyükçe bir çay fincanıyla, ona doğru geliyordu. “Merak ettim, bir şeyin yok değil mi?” “Hayır, anacım bir şeyim yok. Sadece biraz geç kaldım, özür dilerim” dedi Murat, sandalyeye otururken. Kadın fincanı masaya bıraktı. “Başka bir şey ister misin?” diye de sordu. “Sağ ol anacım” dedi Murat tüm sevecenliğiyle. Kadın da onun...
Hikayenin geri kalanını oku, hemen ulaşarak!
Üyelik Satın Al
SMS ile erişim
Hikaye yaz
Sitemize tam erişim ayda sadece $21! Tüm hikayelere ve geniş arşivimizdeki tüm filmlere!
Kampanya kodunuz var mı? Burada kullanabilirsiniz.
Kampanya kodunu alttaki kutuya giriniz.
Kendi hikayenizi yazın ve 1 aylık üyelik kazanın
Üyelik Satın Al
Hikaye yaz
Üye yorumları
Yorum gönderebilmek için öncelikle giriş yapmalısınız
Üye yorumları
Yorum gönderebilmek için öncelikle giriş yapmalısınız